a boy - Türkçe İngilizce Sözlük

a boy

"a boy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 104 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
male servant in charge of a boy i. lala
a boy without a girlfriend i. sap
decision on the future marriage of a boy and a girl in the cradle i. beşik kertmesi
a wild feral boy i. yabani bir çocuk
bald boy (a turkish fictional character) i. keloğlan
a box boy i. kutucu çocuk
a box boy i. kutu/paket taşıyan çocuk
from a boy zf. çocukluğundan beri
Atasözü
all work and no play makes jack a dull boy çok fazla çalışmak insanı sıkar
all work and no play makes jack a dull boy çalış çalış nereye kadar
all work and no play makes jack a dull boy soluklanmayan at yol almaz
never send a boy to do a man's job her ağaçtan kaşık olmaz
never send a boy to do a man's job ağaçtan maşa (abdaldan paşa) olmaz
never send a boy to do a man's job harman dövmek keçinin işi değil
never send a boy to do a man's job çocuğa iş, ardına sen düş
never send a boy to do a man's job çocuğu işe sal, ardınca sen var
never send a boy to do a man's job çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider
never send a boy to do a man's job önemli işler beceriksiz kişilere yaptırılamaz
all work and no play makes jack a dull boy aşırı/sürekli çalışmak insanı sıkıcı biri yapar
all work and no play makes jack a dull boy aşırı/sürekli çalışmak insanı sıkıcı biri yapar
Konuşma Dili
a 5-year-old boy i. beş yaşında bir erkek çocuk
broth of a boy [irish] i. velet
a broth of a boy [irish] i. velet
broth of a boy [irish] i. ayaklı canavar
a broth of a boy [irish] i. enerjik/ele avuca sığmaz/cin gibi delikanlı/çocuk
a broth of a boy [irish] i. ayaklı canavar
broth of a boy [irish] i. enerjik/ele avuca sığmaz/cin gibi delikanlı/çocuk
a mother's boy i. muhallebi çocuğu
a mummy's boy i. anasının kuzusu
a mother's boy i. anasının kuzusu
a mummy's boy i. süt kuzusu
a mummy's boy i. muhallebi çocuğu
a mama's boy [us] i. süt kuzusu
a mama's boy [us] i. ana kuzusu
a mother's boy i. süt kuzusu
a mama's boy [us] i. anasının kuzusu
a mama's boy [us] i. muhallebi çocuğu
a mummy's boy i. süt çocuğu
a mummy's boy i. ana kuzusu
a mother's boy i. süt çocuğu
a mother's boy i. ana kuzusu
a mama's boy [us] i. süt çocuğu
who's a pretty boy then ünl. kimmiş bu güzel/tatlı çocuk
that-a-boy! ünl. aferin oğluma!
that-a-boy! ünl. millet erkek/delikanlı görsün
that-a-boy! ünl. işte erkek/delikanlı böyle yapar
who's a pretty boy then ünl. hanimiş benim güzel oğlum
that-a-boy! ünl. erkek/delikanlı dediğin işte böyle yapar
Deyim
a whipping boy i. şamar oğlanı
a whipping boy i. günah keçisi
a backroom boy i. isimsiz kahraman
a backroom boy i. adsız kahraman
a backroom boy i. perde arkasındaki adam
a mother's boy i. süt kuzusu
a mother's boy i. anasının kuzusu
a mother's boy i. muhallebi çocuğu
a golden boy i. altın çocuk
a mummy's boy i. süt çocuğu
a mama's boy i. ana kuzusu
a rent boy i. tele erkek
a mummy's boy i. ana kuzusu
a mummy's boy i. anasının kuzusu
a mother's boy i. ana kuzusu
a rent boy i. jigolo
a mama's boy i. muhallebi çocuğu
a mother's boy i. süt çocuğu
a mama's boy i. anasının kuzusu
a mama's boy i. süt çocuğu
a mummy's boy i. muhallebi çocuğu
a wide boy i. dolandırıcı
a wide boy i. vurguncu
a wide boy i. yolsuz
a wide boy i. dürüst olmayan yollarla para kazanmaya çalışan kimse
broth of a boy i. afacan çocuk
broth of a boy i. hareketli çocuk
broth of a boy i. enerjik çocuk
broth of a boy i. hiperaktif çocuk
broth of a boy i. ele avuca sığmayan çocuk
a blue-eyed boy i. birinin göz bebeği
a blue-eyed boy i. baş tacı
a blue-eyed boy i. gözde
a slip of a boy [old-fashioned] i. çıtı pıtı genç kız
a slip of a boy [old-fashioned] i. ufak tefek genç kız
be as happy as a sand boy f. ağzı kulaklarına varmak
go at something like a boy killing snakes f. dört elle sarılmak
boy a pig a poke f. bilmeden veya incelemeden bir şeyi satın almak
go at like a boy killing snakes f. dört elle sarılmak
since adam was a boy zf. çok uzun zamandır/süredir
since adam was a boy zf. çok uzun zamandan beri/bu yana
since adam was a boy zf. fi tarihinden beri
as happy as a sand boy expr. çok mutlu
as happy as a sand boy expr. mutluluktan havalarda
as happy as a sand boy expr. çok sevinçli
as happy as a sand boy expr. memnun
as happy as a sand boy expr. havalara uçmuş
Konuşma
when i was a little boy expr. küçük bir çocukken
there's a good boy expr. aferin oğluma
I have 2 siblings one is a girl and one is a boy expr. merhaba benim 2 kardeşim var birisi kız birisi erkek
I have 2 siblings one is a girl and one is a boy expr. merhaba benim 2 tane kardeşim var birisi kız birisi erkek
Argo
a nancy boy i. (eşcinsel erkekler için) kadınsı
a nancy boy i. efemine
a boy toy i. kendinden yaşça çok büyük bir kadınla birlikte olan genç erkek
a toy boy i. kendinden yaşça çok büyük bir kadınla birlikte olan genç erkek
a gimpy leg boy i. topal çocuk

"a boy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

Türkçe İngilizce
Teknik
boy'a kesme cut-to-length i.
boy'a kesme shear-to-length i.
boy'a kesilmemiş kangal uncropped coil i.
boy'a kesim cut-to-length i.
Zooloji
macaristan'a özgü orta boy bir köpek ırkı vizsla i.